Want to create interactive content? It’s easy in Genially!
Our Epics Audiobook (Common Product)
fenlisesi5555
Created on October 10, 2021
Start designing with a free template
Discover more than 1500 professional designs like these:
View
Modern Presentation
View
Terrazzo Presentation
View
Colorful Presentation
View
Modular Structure Presentation
View
Chromatic Presentation
View
City Presentation
View
News Presentation
Transcript
Our Epics Audiobook (Common Product)
Murat ÇELEBİ - Çarşamba Science High School Banu BALCI - Tenzile Erdoğan Anadolu Lisesi Canan YAVUZ - Kumru Anadolu İmam Hatip Lisesi Ayşe ARSLAN - Sabiha Gökçen Vocational and Technical Anatolian High School Beyhan SOLGUN- Mimar Sinan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Konul Aliyeva - 115 nömrəli tam orta məktəb Shafaq Heydarli - Agstafa, Qıraq Kəsəmən kənd tam orta məktəb Shikar Baxishov - Kelbecer, 109 nömrəli tam orta məktəb Songül BAKİ - Sarar Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi Tuğba DEMİRCAN - Bozüyük Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi Özlem ÇELİK - Private Çerkezköy Organized Industrial Zone Vocational and Technical Anatolian High School Züleyha Durak ÖZEN - Konak Mithatpaşa Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi
TÜREYİŞ DESTANI
TÜREYİŞ DESTANI
Uygur hakanı kızlarını insanlarla evlendirmeye kıyamaz. Tanrı’ya kızlarıyla evlenmesi için yalvarır.
Murat ÇELEBİ - Çarşamba Science High School
TÜREYİŞ DESTANI
Tanrı da kurt suretinde görünerek hakanın kızlarıyla evlenir. Bu evlilikten “Dokuz Oğuz” ve “On Uygur” boyları oluşmuştur.
Banu BALCI - Tenzile Erdoğan Anadolu Lisesi
TÜREYİŞ DESTANI
Hun beylerinden birinin çok güzel iki kızı vardı. Bu bey kızları ile ancak Tanrıların evlenebileceğini sanıyordu. Bu sebeple ülkesinin kuzey tarafında yüksek bir kule yaptırarak iki güzel kızını Tanrılarla evlenmek üzere buraya getirdi.
Canan YAVUZ - Kumru Anadolu İmam Hatip Lisesi
TÜREYİŞ DESTANI
Bir süre sonra kuleye gelen bir kurdun Tanrı olduğunu sanarak kızlar bu kurtla evlendiler. Bu evlenmeden doğan Dokuz Oğuzların sesi kurt sesine benzerdi.
Ayşe ARSLAN - Sabiha Gökçen Vocational and Technical Anatolian High School
TÜREYİŞ DESTANI
Göç Destanı Uygurların yurdunda “Hulin” isimli bir dağ vardı. Bu dağdan Tuğla ve Selenge isimli iki nehir çıkardı. Bir gece oradaki bir ağacın üzerine gökten ilâhi bir ışık indi.
Beyhan SOLGUN- Mimar Sinan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi
TÜREYİŞ DESTANI
İki ırmak arasında yaşayan halk bunu dikkatle izlediler. Ağacın gövdesinde şişkinlik oluştu, ilâhi ışık dokuz ay on gün şişkinlik üzerinde durdu. Ağacın gövdesi yarıldı ve içinden beş çocuk göründü. Bu ülkenin halkı bu çocukları büyüttü. En küçükleri olan Buğu Han büyüyünce hükümdar oldu.
Konul Aliyeva - 115 nömrəli tam orta məktəb
TÜREYİŞ DESTANI
Ülke zengin halk mutlu oldu. Çok zaman geçti. Yuluğ Tiğin isimli bir prens hükümdar oldu.
Shafaq Heydarli - Agstafa, Qıraq Kəsəmən kənd tam orta məktəb
TÜREYİŞ DESTANI
Çinlilerle çok savaştı. Bu savaşları bitirmek için Oğlu Galı Tigini bir Çin prensesi ile evlendirmeye karar verdi.
Shikar Baxishov - Kelbecer, 109 nömrəli tam orta məktəb
TÜREYİŞ DESTANI
Çinliler, prensese karşılık hükümdardan Tanrı dağının eteğindeki Kutlu Dağ adını taşıyan kayayı istediler.
https://www.youtube.com/watch?v=A7dHdaDHsgg
Songül BAKİ - Sarar Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi
TÜREYİŞ DESTANI
Gali Tigin kayayı verdi. Çinliler kayayı götürmek için kayanın etrafında ateş yaktılar, kaya kızınca üzerine sirke döktüler.
Tuğba DEMİRCAN - Bozüyük Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi
TÜREYİŞ DESTANI
Ufak parçalara ayrılan kayayı arabalara koyarak Çin’e taşıdılar.
Özlem ÇELİK - Private Çerkezköy Organized Industrial Zone Vocational and Technical Anatolian High School
TÜREYİŞ DESTANI
Memleketteki bütün kuşlar, hayvanlar kendi dilleriyle bu kayanın gidişine ağladılar. Bundan yedi gün sonra da Gali Tigin öldü. Kıtlık ve kuraklık oldu. Yurtlarını bırakarak göç etmek zorunda kaldılar.
Züleyha Durak ÖZEN - Konak Mithatpaşa Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi
GÖÇ DESTANI
GÖÇ DESTANI
Uygur ülkesinde, Togla ve Selenge ırmaklarının birleştiği yerde Kumlançu denilen bir tepe vardır. Bu tepenin adına Hulin dağı denirdi. Hulin dağında birbirine çok yakın iki ağaç büyümüştü. Bu ağaçlardan biri kayın ağacı idi. Bir gece, kayın ağacının üzerine gökten bir mavi ışık düştü. İki ırmak arasında yaşayan kişiler bu ışığı gördüler, ürpererek izlediler.
Murat ÇELEBİ - Çarşamba Science High School
GÖÇ DESTANI
Kutsal bir ışıktı bu; kayın ağacının üzerinde aylar boyu kaldı. Kutsal ışığın kayın ağacının üzerinde kaldığı süre içinde ağacın gövdesi büyüdükçe büyüdü, kabardı. Ağaçtan, çok güzel türküler gelmeye başladı. Gece oldu mu, ağacın otuz adım ötesine değin bütün çevre ışıklar içinde kalıyordu.
Banu BALCI - Tenzile Erdoğan Anadolu Lisesi
GÖÇ DESTANI
Bir gün, ağacın gövdesi birdenbire yarılıverdi. İçinden beş küçük odacık görünümünde beş küçük çadır çıktı. Her odacığın içinde bir çocuk vardı. Çocukların ağızlarının üzerinde asılı birer emzik vardı; onlar bu emziklerden süt emiyorlardı. Işıktan doğmuş olan bu kutsal çocuklara halk ve halkın ileri gelenleri çok büyük saygı gösterdiler. Çocukların en büyüğünün adı Sungur Tigin, ondan sonrakinin Kotur Tigin, üçüncüsünün Tükel Tigin, dördüncüsünün Or Tigin, beşinci ve en küçüğünün adı da Bögü Tigin idi. İnsanlar, bu beş çocuğu Tanrı’nın gönderdiğine inandılar. İçlerinden birini kagan yapmak istediler.
Canan YAVUZ - Kumru Anadolu İmam Hatip Lisesi
GÖÇ DESTANI
Bögü Tigin ötekilerden daha güzel, daha yiğit, daha akıllı idi. Halk, Bögü Tigin’in hepsinden üstün olduğunu anladı, onu kagan seçti. Bögü Han, büyük bir törenle tahta çıktı. Kendisinden sonra gelen otuzdan fazla soyu da Uygurlar’ın başında kaldı.
https://www.youtube.com/watch?v=fvc_YiA7UQU
Ayşe ARSLAN - Sabiha Gökçen Vocational and Technical Anatolian High School
GÖÇ DESTANI
Yıllar yılları kovaladı. Bir gün geldi, Yolun Tigin Uygurlar’a kagan oldu. Yolun Kağan’ın Kalı Tigin adında bir oğlu vardı. Yolun Kağan, oğlu Kalı Tigin’e çin konçuylarından (=prenseslerinden) Kiu-Lien’i eş olarak almayı uygun gördü. Kalı Tigin ile Kiu-Lien evlendiler.
Beyhan SOLGUN- Mimar Sinan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi
GÖÇ DESTANI
Evlilikten sonra Kiu-Lien, sarayını Kara-Kurum’daki Hatun Dağı’nda kurdu. Hatun Dağı’na “Gök Ruhlarının Dağı” adı da verilirdi. Hatun Dağı’nın çevresinde daha bir çok dağ vardı. Bu dağlardan biri Tanrı Dağı idi. Tanrı Dağı’nın güneyinde de Kutlu Dağ bulunmaktaydı. Kutlu Dağ, koca bir kaya parçası idi. Günlerden bir gün Çin elçileri, yanlarında falcılarla birlikte Kiu-Lien’in sarayına geldiler. Çin elçileri ile falcılar aralarında konuşup şöyle dediler.
Konul Aliyeva - 115 nömrəli tam orta məktəb
GÖÇ DESTANI
“Türk ülkesinin tüm varlığı, bütün mutluluğu Kutlu Dağ denilen bu kaya parçasına bağlıdır. Türkler’i yıkmak istiyorsak bu kayayı ellerinden almalıyız.”
Shafaq Heydarli - Agstafa, Qıraq Kəsəmən kənd tam orta məktəb
GÖÇ DESTANI
Elçiler aralarında böyle konuşup anlaştıktan sonra Kalı Kağan’a gittiler. Ona dediler ki: “Siz bizim bir konçuyumuzla evlendiniz. Bizim de sizden bir dileğimiz olacak. Kutlu Dağ’ın taşları sizin saygıdeğer ülkenizce kullanılmamaktadır. Sizin yerinize biz bu taşları değerlendirelim.”
Shikar Baxishov - Kelbecer, 109 nömrəli tam orta məktəb
GÖÇ DESTANI
Yeni kagan, bu isteği yerine getirdiğinde sonucun nereye varacağını düşünemedi; Çinliler’in isteğini kabul etti. Böylece yurdun bir parçası olan kayayı onlara verdi. Oysa Kutlu Dağ kutsal bir kaya idi. Türk ülkesinin mutluluğu bu kayaya bağlıydı; kutsal taş Türk yurdunun bölünmez bütünlüğünü temsil ediyordu. Tılsımlı kaya düşmana verilirse bu bütünlük parçalanacak, Türkler’in tüm mutluluğu yok olacaktı. Kağan bu kutsal kayayı Çinliler’e verdi. Ama kaya, kolay kolay sökülüp götürülecek gibi değildi.
Songül BAKİ - Sarar Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi
GÖÇ DESTANI
Bunu gören Çinliler kayanın çevresine odun kömür yığdılar, kayayı ateşe vurdular. Kaya iyice kızınca üstüne sirke döküp paramparça ettiler. Her bir parçayı aldılar, ülkelerine götürdüler.
Tuğba DEMİRCAN - Bozüyük Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi
GÖÇ DESTANI
İşte, ne olduysa o zaman oldu. Türkeli’nin bütün kurdu kuşu, bütün hayvanı dile geldi; kendi dillerince kayanın düşmana verilmesine duydukları acıyı anlattılar, ağladılar. Yedi gün sonra günahı bağışlanmaz düşüncesiz kagan öldü. Ne var ki, kaganın ölümüyle de ülke felaketten kurtulamadı. Bir Çin konçuyu (=prensesi) uğruna çekinilmeden bağışlanan yurdun kayası, Türkeli’nin felaketine neden oldu. Halk rahat yüzü görmedi. Irmaklar birbiri ardınca kurudu. Göllerin suyu buğulaştı, uçup gitti. Topraklar kurudu, ürün vermez oldu. Yolun Kağan’dan sonra başa geçen kaganlar da arka arkaya öldüler.
Özlem ÇELİK - Private Çerkezköy Organized Industrial Zone Vocational and Technical Anatolian High School
GÖÇ DESTANI
Günlerden sonra Türk tahtına Bögü Kağan’ın torunlarından biri oturdu. O zaman yurtta canlı-cansız, evcil-yaban, çoluk-çocuk, soluk alan-almayan her ne varsa bir ağızdan “Göç!… Göç!…” diye çığrışmağa başladılar. Derinden, iniltili, hüzün dolu, eli böğründe kalmış bir çığrışmaydı bu. İnlemelere yürek dayanmıyordu. Uygurlar bu çığrışmaları bir ilahî buyruk bildiler. Toparlandılar, yola koyuldular. Yurtlarını, yuvalarını bırakıp bilinmedik ülkelere göç ettiler.Sonunda adına Turfan denilen bir yere geldiler. Burada sesler kesildi. Uygurlar bu yere kondular, beş kent kurup yerleştiler. Adını da Beş-Balıg koydular. Burada yaşayıp çoğaldılar.
Züleyha Durak ÖZEN - Konak Mithatpaşa Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi
ERGENEKON DESTANI
ERGENEKON DESTANI
Türk illerinde Göktürk oku ötmeyen. Göktürk kolu yetmeyen bir yer yoktur; yani ülkeye Göktürkler hakimdi.
Murat ÇELEBİ - Çarşamba Science High School
ERGENEKON DESTANI
Bu durum ise, diğer öteki kavimlere acı geliyordu, üstelik Göktürkleri de kıskanıyorlardı Bir araya gelip birleştiler ve Türklerden öç almağa karar verdiler, onların üzerlerine yürüdüler.
Banu BALCI - Tenzile Erdoğan Anadolu Lisesi
ERGENEKON DESTANI
Bunun üzerine Göktürkler de çadırlarını ve sürülerini bir yere topladılar. Çevresine de hendek kazıp beklediler. Düşman gelince de savaşa başladılar. Savaş, on gün sürdü. Sonunda Göktürkler üstün geldi. Bu yenilgi üzerine Göktürklere düşman olan kavimler büsbütün hiddetlendiler, av yerinde toplandılar ve bir arada konuştular. Dediler ki: “Göktürklere hile yapmazsak işimiz sonunda pek yaman olacak. ”
Canan YAVUZ - Kumru Anadolu İmam Hatip Lisesi
ERGENEKON DESTANI
Bu konuşmadan sonra, tan ağarınca, sanki baskına uğramışlar gibi, işe yaramayan mallarını bırakıp kaçtılar. Bunu gören Göktürkler: “Düşmanlarımızda savaşacak hal kalmadı, kaçıyorlar” diye düşünerek, kaçanların arkasına düştüler.
Ayşe ARSLAN - Sabiha Gökçen Vocational and Technical Anatolian High School
ERGENEKON DESTANI
Düşmanlar, Göktürkleri görünce hemen geri döndüler, Göktürkleri gafil avladılar, vuruşmağa başladılar. Düşmanlar galip geldi, Göktürkler yenildi.
Beyhan SOLGUN- Mimar Sinan Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi
ERGENEKON DESTANI
Düşman, Göktürkleri vura öîdüre çadırlarına kadar geldi. Çadırlarını ve mallarını öyle bir yıkıp yağmaladılar ki bir ev bile kalmadı. Büyüklerin hepsini kılıçtan geçirdiler, küçükleri kul edindiler ve her birini alıp kendi evlerine götürdüler.
Konul Aliyeva - 115 nömrəli tam orta məktəb
ERGENEKON DESTANI
O zamanlar Göktürklerin başında İl Han hakan olarak bulunuyordu. İî Han’ın da birçok oğlu vardı. Çocukların hepsi bu savaşta öldü. Yalnız Kayan adındaki en küçük oğlu sağ kaldı.
Shafaq Heydarli - Agstafa, Qıraq Kəsəmən kənd tam orta məktəb
ERGENEKON DESTANI
Kayan (Kayı Han) o yıl evlenmişti. İl Hanın Tukuz (Dokuz Oğuz) adında bir de yeğeni vardı. Kayan ile Tukuz (Kayı Han ile Dokuz Oğuz) her ikisi de düşmana esir olmuşlardı.
Shikar Baxishov - Kelbecer, 109 nömrəli tam orta məktəb
ERGENEKON DESTANI
Fakat on gün geçmeden, kadınlarını da kurtarıp beraberlerine alarak atlanıp bir gece düşmandan kaçtılar ve esirlikten kurtuldular. Göktürk yurduna geldiler.
Songül BAKİ - Sarar Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi
ERGENEKON DESTANI
Burada düşmandan kaçıp gelen birçok deve, at öküz ve koyun buldular. Oturup düşündüler: “Dört bir yanımız düşman dolu bizi yaşatmazlar” dediler; “En iyisi dağların içinde insan yolu düşmez sapa bir yer bulup orada yerleşelim” diye karar verip, sürülerini de alarak dağa doğru varıp göçtüler.
Tuğba DEMİRCAN - Bozüyük Kız Anadolu İmam Hatip Lisesi
ERGENEKON DESTANI
Gide gide, geldikleri yoldan başka geçilecek başka bir yolu olmayan bir ülkeye vardılar. Bu yol öyle bir sarp ve sapa yoldu ki bir deve bir at bin güçlükle yürürdü, yanlış bir yere ayağını bassa paramparça olurdu.
Özlem ÇELİK - Private Çerkezköy Organized Industrial Zone Vocational and Technical Anatolian High School
ERGENEKON DESTANI
Göktürklerin vardıkları ülkede akar sular, büngüldekler, türlü bitkiler, meyve ağaçları ve avlar vardı. Böyle bir yeri görünce Tanrıya şükrettiler. Kışın hayvanlarının etini yediler, yazın sütünü içtiler, derisini giydiler. Ve bu ülkenin adına Ergenekon dediler.
Züleyha Durak ÖZEN - Konak Mithatpaşa Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi