Want to create interactive content? It’s easy in Genially!
YUNUS EMRE SÖZLÜĞÜ
Dilek ÜNAL
Created on May 14, 2021
Start designing with a free template
Discover more than 1500 professional designs like these:
View
Essential Map
View
Akihabara Map
View
Frayer Model
View
Create Your Story in Spanish
View
Microcourse: Key Skills for University
View
Microcourse: Learn Spanish
View
Choice Board Flipcards
Transcript
A-D
D-G
G-I
İ-M
YUNUS EMRE SÖZLÜĞÜ
M-S
S-T
T-Z
GELİN TANIŞ OLALIM
Abdal: Eskiden oradan oraya dolaşarak tarikatını yaymaya çalışan dervişlere verilen ad. Abes: Akla aykırı
A-D
Ağ: ak, beyaz.
D-G
Ahi : Kelime anlamı olarak "cömert", "eli açık", "yardımsever", bonkor gibi kelimelere tekabül eder, daha çok esnaflar için kullanılır.
G-I
İ-M
Ahu: Ceylan
M-S
Ahret: Ahiret, dinsel inanışa göre insanın öldükten sonra dirilip sonsuza dek kalacağı ve tanrıya hesap vereceği yer öbür dünya. Akile: Akıllı
s-T
T-Z
Aşkın Şarabı: İlâhi aşkla kendinden geçme, şarabın verdiği sarhoşluğa özdeştir. Onun kadeh dolusu şarabı da şüphesiz aşk şarabıdır. Bütün bunlardan maksat ise mutlak olan Allah'tır. Kısacası aşkın şarabı tasavvufi anlamda kullanılarak benzetme olarak kullanılmıştır.
Cennet:Bu dünyada günah işlememiş, bağışlanmış kimselerin öldükten sonra gidecekleri yer. Cihan: Evren, Dünya.
A-D
D-G
Çağlamak: (akarsu için) taştan taşa, kayadan kayaya çarpıp sesler çıkararak, köpürerek coşkun bir biçimde akmak. Çün: Çünkü.
G-I
Anuban: Götürmek.Aşk: Tasavvufta aşk yaratıcıya duyulan muhabbettir, özlemdir. Âvâre: Boş gezen, işsiz güçsüz, aylak.
İ-M
M-S
Deyu: Diye, güya, sözde, diyerek, sanki. Dil: Yunus Emre şiirinde gönül, yürek demek. Divane : Deli.
Bağır: 1.Göğüs 2.Ok yayı ve dağda orta bölüm. Bencileyin : Benim gibi. Biçare: Zavallı, umarsız.
s-T
T-Z
Gafil: Habersiz ve hazırlıksız olduğu, beklemediği bir sırada bastırıp istemediği bir duruma düşürmek. Gah: Kah - Ara sıra, kimi zaman.
Dost ili: Tanrı'nın katı. Dinar: Para birimi.
A-D
D-G
Gammaz: Söz getirip götüren, arkadan çekiştiren, ara bozucu, fitneci, kovcu (kimse).Garip: Kimsesi olayan,kimsesiz,zavallı.Gevher: Cevher.
Ecel: Hayatın sonu, ölüm zamanı. Elif: Arap alfabesinin ilk harfi. Tasavvufta Cenab-ı Hakkı temsil eder. Er eteğin tutmak: Yardım istemek.
G-I
İ-M
M-S
Gönül: Yürekte olduğu varsayılan sevgi, istek, anış, düşünüş gibi duygu kaynağı, kişinin iç dünyası. Göyünmek: Dertlenmek, içlenmek.
Esrimek: Coşup kendinden geçmek.. Elif: Arap alfabesinin ilk harfi. Tasavvufta Cenab-ı Hakkı temsil eder. Er eteğin tutmak: Yardım istemek.
s-T
T-Z
Hayır: Karşılık beklemeksizin yapılan iyilik. Hece:Söz zincirindeki er türlü dizilişin temeli olan ve birtek sesleme eylemiyle çıkarılan ses ya da sesler.
Gurbet: İnsanın doğup büyüdüğü, aile ocağının bulunduğu yerden uzak yer, yabancı yer.
A-D
D-G
Hac: Müslümanlığın beş şartından biri olan,müslümanlarca zilhicce ayında yapılan Mekke şehrindeki kabeyi ziyaret. Hakk: Allah.
Hezar: Bin.Huri: Cennet perisi. Hule: Cennet
G-I
İ-M
M-S
Hamd: Kainatta yaratılmış olan yaratılmakta olan bütün varlıklarının nitelikleri Allah tecellisi olduğunu anlatan bir kelime. Harami : Yol kesen, haydut. Hasret:Çok özlemek.
Irağ: Irak , uzak. Irmağ: Irmak.
s-T
T-Z
İçün : İçin. İlden : Pişmanlık duyan. İlim: Evrenin veya olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneye dayanan yöntemler ve gerçeklikten yararlanarak sonuç çıkarmaya çalışan düzenli bilgi, bilim.İmdi: Şimdi.
Kırklar : Tanrı'nın buyruğu uyarınca evreni yöneten kırk ermiş, fatma'nın evinde düzenlenen toplantıya katılıp da İmam Ali'den feyz alanlar,elinden üzüm suyu içenler. Kıyl ü kal: Dedikodu
A-D
D-G
Köşk: Bir bahçe içine yapılmış, büyükçe ve süslü ev. Kulhüvallah: Söyle ki o Allah'tır. Kumru: Güvercinden küçük, boz, gri renkli, sevimli bir kuş. Kuran: Müslümanların kutsal kitabı.
G-I
Kâbe:Kutsal topraklarda bulunan kutsal bir yapıdır. Keleci: Öz veya kusursuz, düzgün söz demektir.
İ-M
M-S
Mahbub: Sevilmiş, sevilen, sevgili. Muhabbet edilen,muhabbet olunmuş. Maksud: Niyet edilen, erişilmek istenen, amaçlanan.
s-T
Kem: Az kötü. Key: İyi.
T-Z
Matah: (küçümseme duygusuyla) Kimse, mal, eşya vb. için kullanılır.Mecnun: Sevda yüzünden kendini yitirmiş kimse; Leyla ve Mecnun adlı aşk hikayesinin erkek kahramanı.
Od: Ateş. Pişirgil: Pişirmek, sözü pişirmek demek, hemen aklına gelince sarf etmemek önemlidir ve sözü olgunlaştırıp söyleyenin işi denk düşer.
A-D
D-G
Mehlul: Üzgün bir biçimde bakmak. Anlamlı anlamsız boş boş bakmak.Miskin:1-Ermiş,eren. 2-Aciz,zavallı Murat: İstek. Münkir : inkâr eden, Tanrı'yı inkâr eden.
Pür nur: Nurla dolu olmak.Rahmet: Allah'ın yarattıklarına merhemet etmesi.Salkım:Bir çoğu bir sap üzerinde birarada bulunan yemiş.
G-I
İ-M
M-S
Namaz: İslam'ın şartlarından biri olarak kabul edilen bir ibadet.Nazar: Bakma, bakış, göz atma. Nidem: Ne yapayım.
Sahra: Çöl.Sayru: Hasta.Seher: Sabahın gün doğmadan önceki zamanı.
s-T
T-Z
Sin: Mezar.Sufi: Bütün inançların birliği ve onlara inananların kardeşliği gibi düşüncelerle simgeleşen anlayış.
Şeyh: Tarikat kurucusu, bir tarikatta en yüksek dereceye ulaşmış olan kimse. 2. Tarikat büyüğü veya tarikat kollarından birinin başında bulunan kimse. 3. Arap kabile ve aşireti başkanı.
A-D
D-G
G-I
Şol: Türkçedeki şu sözcüğünün eski biçimi.Taat kılmak : İbadet etmek.Tamu: Cehennem.
Sırat: Yol, sırat köprüsüSin: Mezar.Sufi: Bütün inançların birliği ve onlara inananların kardeşliği gibi düşüncelerle simgeleşen anlayış.
İ-M
M-S
Şar: Kent.Şeh: Padişah.Şehriyar: Padişah, hükümdar.Şeşirgil: Ayırmak, seçmek.
Taşmak: İçinde bulunduğu kaba sığmayacak kadar çoğalma.Toprak: Ekime elverişli arazi, tarla.Tecelli: Ellerime görünme ortaya çıkma zuhur etme meydana çıkma.
s-T
T-Z
Turab: Toprakla ilgili, topraktan yapılmış.Tur Dağı: Sina Yarımadası'nın güneyindeki Sina Dağı kastedilmektedir.
Yermek : Kötülemek.Yiğirmi: Yirmi.Yumak: Yıkamak.
A-D
D-G
Uçmağ: Şamanizm'e göre iyi insanlar ölünce giitikleri yer, cennet.Us: Akıl.Vasıl: Ulaşan, varan.Vasıf: Özellik.
G-I
Zikrullah: Allah' ın anılması.
İ-M
M-S
Yakub: Hz. İbrâhim'in torunu ve İsrâiloğulları'nın atası olan peygamber.Yare: Acı.Yavı kılmak: Kaybetmek, yitirmek.
s-T
T-Z