Want to create interactive content? It’s easy in Genially!

Get started free

kitap sunusu

Nadir yıldırım

Created on April 16, 2021

Start designing with a free template

Discover more than 1500 professional designs like these:

Modern Presentation

Terrazzo Presentation

Colorful Presentation

Modular Structure Presentation

Chromatic Presentation

City Presentation

News Presentation

Transcript

KİTAP TANITIM SUNUSU

MONTAİGNE-DENEMELER

Sıla Yıldırım 11/A 158

Montaigne Kimdir?

Montaigne (28 Şubat 1533, Dordogne, Fransa - 13 Eylül 1592, Guyenne, Fransa), 16. yüzyıl Fransız deneme yazarıdır. Ailesi onun iyi bir eğitim almasını sağladı. Alman bir eğitmen tarafından yetiştirildi. Eğitim süresince Yunan ve Latin edebiyatını ve dilini öğrendi. Bordeaux Edebiyat Fakültesi'nde felsefe okudu. Bir süre bulunduğu yörede Belediye Başkanlığı görevini üstlendi. Ailesinden kalan geniş bir malikanede günlerini kitaplarıyla ve yazılarıyla geçirdi. Kilisenin insanların aklını sürekli çelmesini eleştiren içerikler yayımladı. Avrupalıların coğrafi keşiflerde tanıdığı yeni uygarlıkları köleleştirme, yok sayma girişimlerine karşı çıkmıştır. Keşfedilen yeni medeniyetlere ''barbar, yamyam'' nitelemelerine hiddetle karşı çıkmıştır. Şu düşünce tarzı onu çok etkilemişti: ''İnsanlar zırdeli, daha bir tırtılı nasıl yaratacaklarını bilmezken binlerce tanrı yaratmışlar''. Bu çalışmaların sonucu olarak ünlü Denemeler adlı kitabı oluştu. Klasik kuşkuculuğu yeniden gündeme getirmiştir. Bilgiyi keşfetmenin yeni yollarını bulmayı denedi. Montaigne, Denemelerinde başta insan sevgisi olmak üzere iyimserlik, dayanışma, özgürlük ve okuma alışkanlığı üzerine çok özgün yazılar kaleme aldı. Sürekli eleştirel inceleme fikrini yeniden insanlara tanıttı. Bu yazıları herkesin anlayabileceği sade bir anlatımla okura ulaştırdı. Montaigne, deneme türünün yaratıcısı olarak kabul edilir.

Montaigne-Denemeler

Denemeler, on altıncı yüzyılda yaşamış Fransız yazar Michael de Montaigne'in ilk kez 1580 yılında yayımlanmış olan deneme türündeki eseridir. Yazarın tam yüz yedi tane denemesinden oluşan bu kitabın özgün adı ise "Les Essais"dir. Aynı zamanda hümanist kültürün en önemli kaynaklarından olan bu yapıt, yayımlandığı yüzyılda Avrupa insanlarına özgür düşünce gibi birçok kavramı öğretmiştir. Bir klasik olarak nitelendirilen kitap, yayımlandığı yüzyıldan bu yana en önemli edebi eserlerden biri olmuştur. Denemeler kitabında Michael de Montaigne, özgün bir dil ve kendine has akıcılığıyla belirli konulardaki görüşlerini ifade etmiştir.

Montaigne, deneme türünü ortaya çıkaran ilk ve en büyük ustası olarak kalmayı başarmıştır. Eser dünya edebiyatında deneme türünün ilk örneğini teşkil eder. Yani Montaıgne dünya edebiyatında ilk deneme yazarı olmuş, üstelik bu ilk eser bu türün en önemli eseri olarak kalmaya da devam etmiştir. Yazar, bu eserinde “ birey ve toplumla ilgili her konunun üzerinde durmuş, gelenek ve görenekleri, inançları sorgulamıştır. Fransızcayı yabancı etkilerden kurtararak, yazı dili durumuna getiren sanatçı, özgür düşünce­nin öncüsü olmuştur.” “Denemeler” , daha çok eğitim ve felsefe konularına değinen bir kitaptır. Denemeler de insanla ilgili hemen her konu yer almaktadır. İnsana özgü tutumlar davaranışlar, tavırlar, duygular, tutarsızlıklar, hırs, kin, öfke, merhamet, mutluluk, okuma, yazma, düşünme vb yazarın ben dili ile bize aktarılır. Eser de Antik Yuna ve Roma dönemlerinden yapılan alıntılar, olaylar, küçük kıssalar, anekdotlar ve kısa anlatılara da yer vermiştir. Eser Hümanistler için önemli bir kaynak olmuş, yazar ise ortaçağın inanç kalıplarının dışına çıkmayı başaran biri olarak görülmüştür. Eserin yazıldığı tarihten bu güne kadar dört yüz yıldan fazla bir zaman geçmesine rağmen, eser hala da önemini yitirmemiştir. Sokrates’ten sonra insan üzerine eğilen en önemli kişi olarak kabul edilen Montaigne, “ bu kitabıyla Avrupa insanına özgür düşünmesini öğretmiştir.” Eser 1603 te ilk kez İngilizce ’ye tercüme edilmiş daha sonra hemen bütün dünya dillerine de çevrilerek dünya klasikleri arasına girmiştir. Eser Türkçe ’ye de 1940 lı yıllarda Sabahattin Eyüboğlu tarafından tercüme edilmiş, daha sonra ise defalarca yeni baskıları yapılmıştır.

Öncelikle genel yorumum...

Bu kitaba dair söylenecek çok şey var.O kadar çok altını çizdiğim yer var ki..O kadar aklıma kazınan yer var ki.Çizdiğim alıntılarda dönüp yeniden okuduğumda bende yeniden farklı duygular oluşturuyor. Sanki o cümleyi hiç çizmemişim, okumamışım yabancılaşıyor adeta. Her bir başlık altında elbet kendi düşüncelerimizden bir parça buluyoruz. Yazma, düşünme, hırs, kin, mutluluk, okuma,dil ve insan, merhamet yani kısaca insana dair her bir şeye yer vermiş yazar. Şimdi tüm çizdiğim yerlerden en beğendiklerimi paylaşacağım.Altına da yorumlarımı yazacağım. İyi okumalar..

" Kanunlar doğru oldukları için değil,kanun oldukları için yürürlükte kalırlar. "

Bence çok doğru bir cümle.Şu anda hangi kanun doğru ve herkes tarafından doğru kabul edildiği için var ki öyle değil mi?

"Kanunlardan daha çok,daha ağır,daha geniş haksılıklara yol açan ne vardır?"

" Ezber bilmek ,bilmek değildir;hafızamıza emanet edilen her şeyi saklamaktır. "

Ezber de bir saklama biçimi ya..

" Ruhtan istenecek şey bir köşeye çekilmek,kendi kendine düşünmek,bedeni hor görüp kendi başına bırakmak değil,ona bağlanmak,onu kucaklamak,sevmek,ona arkadaşlık ve kılavuzluk etmek,öğüt vermek,yanlış yola saptığı zaman geri çevirmek,kısacası onunla evlenmek,ona gerçekten bir koca olmaktır."

Kendinizi sevin.Kendinizi kollayın, sahip çıkın.Hor görmeyin,aşağılamayın.Sadece sevin ve ruhunuzla beraber yoldaş gibi yaşayın bu hayatı.

" Ah zavallılar,sevinçlerini suç sayarlar."

Gallus

" Madem ki vakitsiz bir ölüm seni,ruhumun yarısı olan seni alıp götürdü,yeryüzünde varlığımın yarısından,en aziz parçasından yoksun yaşamakta ne anlamı var?O gün ikimiz birden öldük."

Horatius

Değer verdiğiniz,kalbinize koyduğunuz insan ölürse siz de ölmez misiniz?Yaşayan ölüye dönmez misiniz?

" Kırdım diyorsun zincirleriniEvet,köpek de çeker koparır zincirini, Kaçar o da,ama halkaları boynunda taşıyarak."

Persius

Gerçekten kırdın mı zincirlerini?Kurtuldun mu onlardan? Yoksa izi var mı hayatında?

" Ağlamak da bir zevktir."

Acaba bazı ruhlar için hüzün bir zevk,bir gıda değil midir?

"Yitirdiğimiz dostların hatırası,çok eski bir şarabın acılığı gibi,mayhoş elmalar gibi hoşumuza gider"

Şöyle bir düşünün o günleri..Sıcak ama buruk tatta bir tebesüm peydah olmadı mı dudaklarınızda?

" Talih ne kadar güler yüz gösterirse göstersin,ömürlerinin son günü geçmeden insanlar mutlu saymamalı kendilerini;çünkü insan hayatı kararsız,değişkendir;ufacık bir eylem yüzünden bir halden bambaşka bir hale geçiverir."

Ne zaman ne olacağı belli olmaz hem tenkinli hem de son günümüzmüş gibi güzel yaşamak lazım hayatı.

Ama ölüm karşısında son rolümüzde,gösterişe yer kalmaz artık,o zaman anadilimizle konuşmak,dağarcığımızda iyi kötü ne varsa olduğu gibi ortaya dökmek zorundayız.

"İşte o zaman içten sözler dökülür yürekten Maske düşer,yüz kalır ortada." Lucretius

"İçimizde gizli bir kırbaç taşıyan o cellat."

Vicdanın zorlanması öylesine bir şeydir ki ele verdirir bizi;kendimizi suçlamaya,kendimizle savaşmaya zorlar bizi;tanık yokluğunda kendimize karşı tanıklık ettirir bize.

"İlk ceza odur ki,hiçbir suçlu Kendi yargıçlığından kurtulamaz."

Kötüler hiçbir yerde saklanamaz,çünkü ne kadar saklansalar vicdan kendi kendilerini buldurur onlara..

Vicdan..Vicdan..Vicdan..İnsan olmanın en büyük nimeti herhalde..

"Bütün umudum kendimde."

Bütün çabam kimseye muhtaç olmadan yaşamak..

Kendi kendisiyle yetinmeli insan hiç kimse yokmuş gibi..

"Kötülük etmeyi istememek başka,bilmemek başkadır."

İnsan kötü şeyleri,bilmediği,beceremediği için değil,canı istemediği için yapmamalı.

"Hafif bir tekne gibi Azgın fırtınanın denize bastırdığı."

Catullus

Aynı yolda bir gider bir gelirim:düşüncem her zaman ileri götürmüyor beni;bir o yana bir bu yana yalpalıyor beni

"Doğumla ölüm başlar;son günümüz ilkinin sonucudur."

Manilius

Madem ki ölümün önüne geçilemez,ne zaman gelirse gelsin.

"İnsan her yerde hep aynı insandır ve bir insanın özünde soyluluk olmadı mı,dünyanın tacını giyse yine çıplak kalır."

Kızlar alsa çevresini güller bitse bastığı yerde..

Ruhu kaba ve duygusuz olan için,büyün bunlar neye yarar? insanın sağlığı ve düşüncesi yerinde depilse,hazdan,mutluluktan da bir şey anlamaz.

"Herkes önüne bakar ben içime bakarım:Benim işim gücüm kendimledir.Herkes kendinden başka şeylerin peşindedir;hep kendinin ötesine gitme sevdasındadır."

Kimse kendi içine inmeye çalışmaz.

Ben kendi içimde yuvarlanıp gidiyorum..

"Ölüm karşına gelmiş, Sen mezarını düşünecek yerde Mermer yontturup ev yaptırmaktasın."

Horatius

Her gün hayata yeniden başlıyoruz.Öğrenmek ve arzu etmek iyi ama ihtiyarladığımızı da unutmamak gerek.Bir ayağımız çukurdadır,hala içimizde yeni istekler,dilekler doğar.

"Nice insanlar kendilerinin olmayan inanışlar için,başkalarından aldıkları,ne olduğunu bilmedikleri fikirler için ses çıkarmadan diri diri yanmışlardır."

Körü körüne inanmak,insanın kendisine,düşüncelerine ve özgürlüğüne vurduğu en büyük kilit ve ettiği en ağır hakarettir bence..

"Ruhların yerleştirdikleri beden yapısının niteliği pek önemlidir;çünkü birçok beden özellikleri vardır ki ruhu keskinleştirir;birçokları da vardır ki körletir."

Cicero

Cicero'nun körletici beden özelliğiyle demek istediği bozuk ve biçimsiz bir yaratılış çirkinliğidir.Ama biz ilk bakışta ve genellikle yüzde gördüğümüz,bizi sudan nedenlerle yadırgatan bir alımsızlığa çirkinlik diyoruz.

"O zaman lambalardan iki ışık çıkar. İnsan çift yüzlü,nesneler çift yüzlü olur."

Lucretius

Madem duyularımız,kendileri kesin olmadıkları için,sorunumuzu kesin olarak çözemezler,öyleyse akla başvurmalı diyeceksiniz;ama hiçbir akıl da başka bir akıl olmadan ortaya çıkamaz:Döndük mü yine geri?

Aslında daha da çok vardı ama ben en beğendiklerimi paylaştım.Ve tanıtımımız buraya kadar.. İzlediğiniz için teşekkürler..

Bu kitabı okurken Montaigne’nin ne kadar iyi bir gözlemci ve ne kadar yerinde tespit yaptığını göreceksiniz.Sanırım ben bir daha okuyacağım. Yaşam üzerine gerçekten derin anlamlar barındıran bu kitabı okuyacak olan herkese şimdiden keyifli okumalar dilerim.