Want to create interactive content? It’s easy in Genially!

Get started free

ENERJİ DEDEKTİFLERİ

ayper.nimet

Created on March 12, 2021

Start designing with a free template

Discover more than 1500 professional designs like these:

Tarot Presentation

Vaporwave presentation

Women's Presentation

Geniaflix Presentation

Shadow Presentation

Newspaper Presentation

Memories Presentation

Transcript

GELECEĞİM YEŞİL ENERJİM projesİ gururla sunar.

ENERJİ

DEDEKTİFLERİ

Son yüz yılın en sıcak günü olduğunu söylüyordu evlerinin salonundaki hologram, yaşlı dünya her sene biraz daha ısınıyordu. Sene 2121'di, 1900'lü yılların en önemli icatlarından olan televizyon eskilerde kalmıştı. Yerini hologramlar, yapay zeka almıştı. Teknoloji üst seviyelere ulaşmıştı fakat insanlığın çok önemli bir sorunu vardı. Enerji tüketimi sorununa bir türlü çözüm bulunamıyordu. Duru buna çok üzülüyordu. Babası ile bu konuyu sık sık konuşuyorlardı. Ülkenin en önemli bilim insanlarından biri olan babası, geçmişte yaşayan insanların enerji kaynaklarını bilinçli kullanmamasından dolayı bu kötü sonucun olduğunu söylemişti Duru'ya. Duru, içindeki umutsuzluğu en yakın arkadaşları Göktürk ve Sena ile okuldan eve dönerken paylaştı. Onların da bu konuya karşı çok hassas olduğunu öğrenince az da olsa içi umut ile doldu. Bunu hemen babasıyla paylaşmalıydı. Arkadaşlarını da yanına alarak evlerinin bodrumuna, babasının çalışma atölyesine gittiler. Her zaman kilitli olan kapı açıktı, babası kesinlikle içeride olmalıydı. İçeriye önce en meraklıları olan Sena girdi ama Duru'nun babası ortalıkta görünmüyordu. Aralarında en tedbirli kişi olan Göktürk, aletlere dokunmamaları gerektiğini söyledi ama bir kere merak sarmıştı içlerini. Ev sahibi olan Duru, kendisinin bile şaşıracağı güven ile rahat olmalarını söyledi. Bizim meraklı Sena o sırada kitaplıktaki kitaplardan birine dokunmuştu bile. Kitaplık büyük bir gıcırtı ile hareket etmeye başladı. Şaşkınlıktan ne yapacağını bilemeyen ve dedektif gibi araştırmaya koyulan üç kafadar, açılan kapıdan içeri korkarak girdi. Buldukları gizli odanın ortasında kocaman bir sandık duruyordu. Hiç düşünmeden sandığı açtılar. Ama şaşkınlıkları daha da arttı. Sandıkta sadece tozlu bir adet kitap duruyordu. Kitabın kapağında "Enerji Dedektifleri" yazıyordu. Duru kitabı aldı ve kitabın ilk sayfasını yüksek sesle okumaya başladı. İlk sayfada " Enerji dedektifi olmak istiyorsan verilen 10 görevi tamamla! " yazıyordu.

NİMET AYPER BANDIRMA BİLİM VE SANAT MERKEZİ

HAZIRLAYANLAR

1. Nimet AYPER

2. Serap ÖZTÜRK

ENERJİ

3. Gular BAYRAMOVA

4. NeJmettin YILDIRIM

5. Ü. Sevilay HÖSÜK

6. Eda AÇIK

7. Ünal KOYUN

8. Samira AMRAHOVA

DEDEKTİFLERİ

9. Sinem S. KESKİN

10. Eda EREN ELBİR

11. Aynur APAYDIN TOSUN

12. Kadir DEMİRKAYNAK

Sena, Duru ve Göktürk yaşadıkları heyecan ile evden çıktılar. Bu görevleri bir an önce tamamlamalıydılar. Duru yüksek sesle görevi okudu: 1. GÖREV: Açık unutulmuş bir ışık gördüğünde hemen kapatın. Bunu tüm halka duyurmaları gerekiyordu. Sena'nın aklına ülkenin en çok izlenen televizyon kanalına bu belgeyi götürme fikri geldi. Hemen bunu uygulamaya karar verdiler. Televizyon binasının girişine geldiklerinde onları bir sürpriz bekliyordu. Giriş, her yerde gereksiz yere yanan ışıkların olduğu bir tünele açılıyordu. Duru, Sena ve Göktürk işe buradan başlamaya karar verip, yanan ışıkları kapatmak için prizleri aradılar fakat bu yanan ışıkların prizleri yoktu. Sadece bir düzenek vardı, düzeneği bulabilirlerse gereksiz yere yanan ışıkları kapatabileceklerdi. Duru, Sena ve Göktürk bu düzeneği buldular ama düzeneği çalıştırabilmeleri için üzerinde yazan "Ben varmadan o varır, herkesten önce yol alır." bilmecesini çözmeleri gerekiyordu. Bizim çok bilmiş Göktürk, "Işık!" diye bağırdı. Cevabı girince bütün prizler açığa çıktı ve görevlerine bu binadan başlamış oldular. Onların bu yaptıkları televizyon kanalının sahibinin dikkatini çekti ve onları odasına çağırdı. Durumu anlattılar. İlk iş olarak kamu spotu hazırlandı ve kanalda yayınlanmaya başlandı. Böylece tüm halk elektrik tasarrufu hakkında bilinçlenmiş oldu. İlk görev başarı ile tamamlanmıştı fakat daha tamamlanacak 9 görevleri vardı.

Serap ÖZTÜRK Alanya Kestel Ortaokulu

  • Bulleted list
  • Bulleted list

Enerji dedektifleri, birinci görevi bitirmenin sevinci ile yola çıkdılar. Duru listeden ikinci görevi okumağa başladı:-Arkadaşlar, hazır olun görevi söylüyorum. 2.Görev su israfını önlemek. Göktürk, Sena ve Duru ne yapacaklarını düşünmeye başladılar. Göktürk, "Buldum!" diye bağırdı. Aklına abisinin reklam şirketine gidip, abisinin yardımı ile su tasarrufu konulu el broşürü bastırmak ve bunu evlerin kapılarına bırakmak gelmişti. Hemen işe koyuldular. Abisi seve seve kabul etti. Ayrıca yerel bir radyoda su tasarrufu ile ilgili reklam da hazırlayabileceğini söyledi. Çocuklar çok mutlu olmuşlardı. Broşürler dağıtılmış, bilgilendirici reklam radyoda yayınlanıp halka ulaşmıştı. Enerji dedektifleri bu görevi de tamamlamanın huzuru ile 3. görevi okumaya hazırlardı...

GULAR BAYRAMOVA

Sena, Duru ve Göktürk yaşadıkları heyecan ile evden çıktılar. Bu görevleri bir an önce tamamlamalıydılar. Duru yüksek sesle görevi okudu: GÖREV 3 : Prizde bırakılmış kullanılmayan şarj aleti ve elektrikli cihazları prizden çekmeleri konusunda ailemi uyardım. "Bu görevi okula gidip sınıflarında paylaşma kararı aldılar. Öğretmeninden söz isteyen Duru: Artık hemen herkes birer akıllı telefon kullanıyor. Bunun dışında hemen her eve dizüstü bilgisayarlar, tabletler, televizyonlar hatta artık akıllı saatler de girmiş durumda. Bununla birlikte evde bu cihazların her biri için ayrı bir şarj cihazı gerekiyor ve her birini ayrı olarak şarj etmek durumunda kalıyoruz. Bazen de bu şarj cihazlarıyla işimiz bitmiş olsa da prizlere takılı halde bırakıyoruz. Peki izlemediğimiz televizyonun fişi takılıysa, şarj etmediğimiz telefonun adaptörü fişe takılıysa, kullanmadığımız bilgisayarın fişi takılıysa bunlar hala enerji tüketirler mi? Bu örnekleri daha fazla artırabiliriz elbette… Evimizde elektrikle çalışan bir çok aletin fişini prizde bırakıp gidiyoruz. Ama şunu bilmeliyiz ki içinde transformatör olan her cihaz kulanılmasa da eğer fişe takılıysa az da olsa enerji tüketmeye devam eder. Bu nedenlerden dolayı, Prizde bırakılmış kullanılmayan şarj aleti ve elektrikli cihazları prizden çekmeleri konusunda ailelerimizi ve çevremizi uyaralım. " açıklamasında bulundu. Duru'nun bu konuşmasının ardından o akşam tüm çocuklar ailelerine bu bilgileri verdiler. Bir görev daha bitmişti, gelsin sıradaki görev... NEJMETTİN YILDIRIM/OSMAN HULUSİ ATEŞ İ.H.O/ DARENDE MALATYA

Enerji dedektifi olma yolunda emin adımlarla ilerleyen 3 arkadaş, sıradaki görevi Duru' dan hemen okumasını istediler. Başarmaları gereken yeni görevleri; evlerimizde kullandığımız ampüllerin enerji tasarruflu ampullerle değiştirilmesi gerektiğini ailelerine ve çevrelerine önermekti. İşe hemen kendi evlerinden başladılar. Üçü de ailelerine bu konuda öyle güzel şeyler anlattılar ki evlerindeki ampuller, akşam olmadan enerji tasarruflu led ampullerle değiştirilmişti bile. Bu duruma çok mutlu olan Sena , Duru ve Göktürk aynı anda " Buldum!!! " diye bağırdılar. Yarın sabah okulda ilk işleri öğretmenlerinden izin alarak bu konuyu arkadaşlarına anlatacaklardı. Vedalaşarak evlerine dağıldılar. Yolda giderken üçü de aynı şeyi düşünüyordu: " bu görevi de başarıyla tamamlamışlardı acaba sıradaki görev neydi? "

Ü. Sevilay SARAÇ Necip Fazıl Kısakürek Ortaokulu / İskenderun

5. Görev ,dışarıdan eve gelenlere en az 20 sn ellerini yıkamalarını önermekti...

Sena, Duru ve Göktürk akıllı çocuklardı. Bilirlerdi herşeyin kıymetini. Sağlığın, mutluluğun, dünyanın, enerjinin, dostluğun ... Her şeyin kıymetini bilirlerdi ve iyi biliyorlardı ki dünyayı yaşayabilir bir gezegen kılan en önemli şey su ve sağlıktı. Sağlıklı olmak için su şarttı. Çünkü temizlik su ile sağlanabilirdi. Duru dedi ki, "Ancak temiz olup sağlıklı kalalım derken suyumuzu da çılgınlar gibi tüketirsek asıl o zaman sağlığımızdan oluruz." Sena, "Bu bir kısır döngü mü yoksa?1 diye umutsuz bir sesle yakındı. Göktürk bir anda ayağa fırladı, "Buldum arkadaşlar! Hem temiz olup hem de suyu tasarruflu kullanmanın yolunu buldum." Duru, "Söyler misin, ellerimiz 20 sn yıkayıp tam temizlemek için kaç litre su gidiyor? Üstelik bunun daha tuvaleti, banyosu, gıda temizliği var nasıl olacak bu? " Sena: Hı! Nasıl olacak? Göktürk: Kızlar muslukları fotoselli yaparsak üstelik elleri köpürtmenin ilk 10 saniyesinde az su, son 10 saniyesinde biraz daha yoğun su akacak yolla musluklar kullanım suyumuz çok gitmez. Buna öncelikli kendi evimizden sonra en yakın akrabalarımızın evinden, sonra okullardan başlayıp yaygınlaştırmalıyız. Madem eller 20 sn yıkanmadan sabunlanmadan biz de bunun en tasarruflu yolunu buluruz. BULURUZ BULURUZ BULURUZ !!! Duru: Anneee sen mi geldin? Anne: Evet Durucuğum ve biliyorum eller 20 sn yıkanacak benim akıllı kızım! Çocuklar kahkahayla: Bulduk bile!

Eda AÇIK Elazığ Şehit Fevzi Gürsu Ortaokulu

6. Görev:Özellikle kış aylarında oda sıcaklığının 22 C'yi geçmemesi için ailemizi uyardık.

Dedektiflerimiz önce ki görevlerini yerine getirmenin gururunu yaşıyorlardı. Fakat daha önlerinde tamamlanması gereken görevler vardı. Göktürk izlediği haberde yaşadığımız ve çalıştığımız binalarda ısı yalıtımının çok önemli olduğu birden anımsadı.Bu durumun çok büyük enerji ve ekonomik tasarruf yapmaya olanak sağladığını öğrendi. Bunu hemen Sena ve Duru ile paylaşmalıydı. Göktürk arkadaşlarına heyecanla izlediği haberin ayrıntılarını paylaştı.Bu konuda neler yapabileceleri hakkında beyin fırtınaları havada uçuşuyordu. Tüm mevsimlerde özellkle kış aylarında oda sıcaklığının 22 C'yi geçmemesi konusunda fikir birliğine vardılar. Tabi bu fikre uzun araştırmalar sonucunda vardılar. Kütüphanelerde ısı yalıtımı ve ıs tasarrufu temalı kitaplar okudular. Sonunda Duru'nun aklına afiş tasarlayıp ailelerine ve arkadaşlarına dağıtmak geldi. Bir gün içinde yaptıkları afişleri öğretmenlerine ebeveynlerine ve arkadaşlarına dağıttılar. Bu konuda etrafındaki insanların dşüncelerini yoğunlaştırdıklarını görünce ne kadar faydalı bir iş yaptıklarını anladılar.

ÜNAL KOYUN MALATYA - HEKİMHAN SAKARYA ORTAOKULU

Sena, Duru ve Göktürk duydukları memnulukla yollarına devam etdiler. Karşıda yeni görevi okudular: 7.GÖREV: Evde kullanılmayan atıkların geri dönüşümü. Onlar evdeki atıkları ayrıştırılmasını sağladılar ve geri dönüşüm kutularına artması konusunda ailələrini uyardılar. Yorulmuşlardı görevlerden dolayı ama dünyanın onlara ihtiyacı vardı. Sıradaki göreve hazırlardı...

SAMİRA AMRAHOVA

GÖREV 8: Amacımız “Çalışan buzdolabı ve fırın kapaklarının açık kalmasını engellemek.” Bu sefer işleri zordu. Neden mi? Çünkü kimse fırın ve buzdolabını bilerek açık bırakmazdı ki! Ama yapılan araştırmalar çalışır durumdaki fırın ve özellikle buzdolabının açık kalan kapakları yüzünden bir enerji israfı olduğunu ortaya çıkarıyordu. 3 kafadar bu konuda neler yapabileceklerini düşünmek için Duruların evinde toplanmışlardı. Bu sırada kapının zili çaldı. Gelen Duru’nun annesi Mine Hanımdı. Çocukları sevindirmek için birlikte kek yapmaya karar vermiş, marketten malzemeleri alıp gelmişti. Hepsi birlikte mutfağa girdiler. Annesi tarifi okuyor, çocuklar neşe içinde malzemeleri getirip tezgaha koyuyorlardı. Getirdikleri malzemelerle yaptıkları keki bir kalıba dökerek uygun sıcaklığa ayarladıkları fırına koyup beklemeye başladılar. Meraktan fırının etrafından ayrılmıyorlardı. Bu sırada Göktürk’ün bacağına sıcak bir hava geldi. Önce ayağını fırına değdirdiğini sandı ama hayır, kapağa dokunacak kadar yakın değildi fırına. Eğilip daha yakından baktığında fırın kapağının tam kapanmadığı için içerideki sıcak havanın dışarı çıktığını fark etti. Keki fırına koyan Mine Hanım kapağı tam olarak kapatamamıştı. İyi ki erken fark etmişti Göktürk, yoksa kekleri mahvolacaktı, üstüne bir de boşu boşuna enerji harcayacaklardı.

Keki fırına koyduktan sonra etrafı toplamaya başladılar. Fazla yumurtaları koymak için buzdolabına giden Duru kapağın açık olduğunu gördü. Oysaki sütü koyduktan sonra buzdolabının kapağını kapattığına yemin edebilir ama kanıtlayamazdı. Tezgaha gittikten sonra tekrar arkasını dönüp baktığında dolap kapağının tekrar açıldığını gördü. Durumu hemen annesine haber verdi. Birlikte gidip baktıklarında dolap kapağına bir sürü şişenin konduğunu bu yüzden ağırlaşan kapağın kendi kendine açıldığını gördüler. Hemen kapaktaki şişeleri azaltıp kapağı kapattılar. Hafifleyen kapak bu kez kendiliğinden açılmadı. Ya bu durumu fark etmeden evden çıkıp gitselerdi!?... Buzdolabı tüm gün kendini soğutabilmek için sürekli çalışacak ve enerji israfına neden olacaktı. Hem de enerji israfını önlemek için bu kadar uğraşırlarken! Bunun düşünmeleri bile Sena, Göktürk ve Duru’yu ürküttü.

Bunun üzerine buzdolabı ve fırın kapaklarına yapay zeka ile çalışan bir sensör takmayı düşündüler. Böylece kapaklar 10 saniye boyunca açık kalırsa sensör ötmeye başlayacak, aynı zamanda akıllı telefonlara sesli mesaj gönderecek ve kendi kendine kapağı kapatacaktı. Ayrıca bu akıllı sensör yemeğin piştiğini anlayıp fırını kapatıyor, bu sayede hem yemeğin yanmasını hem de enerji israfını önlüyordu. Ne de olsa yıl 2121 idi. Yapay zeka çok gelişmişti. Bu konuyu aileleri ile konuştular ve gün içinde yaşadıkları talihsizlikleri anlattılar. Çocukların buldukları çözümü aileleri de mantıklı buldu ve vakit geçirmeden aldıkları sensörleri evlerindeki buzdolabı ve fırınların kapaklarına taktılar. Site yöneticisi olan Göktürk’ün babası bu yöntem hakkında komşularıyla konuşup onların da aynı önlemi almaları konusunda onları bilinçlendirdi. 3 Kafadar bir görevi daha yerine getirmenin haklı gururuyla diğer görev için işe koyuldular.

Sinem SOMUNCUOĞLU KESKİN ŞEHİT SÜLEYMANBEY İLKOKULU

10

9. GÖREV: OCAĞI GEREKSİZ İSE AÇIK BIRAKMAMAK.

Sena, Göktürk ve Duru görevleri tamamlıyorlardı ama yorgunluk da hissediyorlardı. Bu duygular ile Senaların evine ulaştılar. O da ne?! Senanın annesi mis gibi kokan makarna yapmıştı. Yanına da çay demlemişti. Çocukar dayanamıyordu. O iştah ile mutfağa doğru koştular. Sena'nı annesi hemen makarnayı tabaklara boşaldı ve mutluluk ilke yemeklerini yediler. Ama bu işte bir gariplik vardı. Eve geleli iki saat olmuştu fakat hala çayın altı yanıyordu. Duru hemen Sena'nın annesine gidip yanlış olduğunu, Enerji Dedektifi olarak görevlerinden birinin de bunu enggellemek olduğunu anlattı. Hatasını anlayan ev sahibesi hemen ocağın altını kapattı. Bu bilgiyi tüm arkadaşlarına yayacağına da çocuklara söz verdi.

Eda EREN ELBİR Türk Telekom Ortaokulu

11

10. Görev: Proje üret. Enerji dedektifleri, son göreve gelmişlerdi artık. Bazen yorulmuşlardı ama yılmamışlardı. Öenmli olan insanlara bilinçli enerji tüketiminin nasıl olacağını göstermek ve dünyayı yüz yıl önceki gibi yaşanabilir hale geri getirmekti.Bunun için onuncu görevi tamamlamaları gerekiyordu: Enerji tasarrufu projesi geliştirmek. Bu proje, dokuz görevi de kapsamalıydı ama ne yapmalıydı?...Sena, "Dokuz görevin de sürekli yapılmasını sağlamak için bir sanal gözlük tasarlayalım, insanlar bu gözlüğü takınca dünyaya sahip çıkmazlarsa ne olacağını görsünler." dedi.Fikir güzeldi ama bunu gerçekleştirmek için yardım almaları gerekiyordu. Bizim Göktürk'ün aklına şahane bir fikir geldi: Haftaya 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, çocuklar bakanların koltuklarına oturacaklar. Eğer içimizden biri Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanımızın koltuğuna oturabilirse ve fikrimizi söylerse bu iş olur, diye haykırdı. Fikir çok güzeldi ama bunu nasıl sağlayacaklardı. Sıkıntılı şekilde okul yolunu tuttular ve bu fikri öğretmenlerine açıkladılar.

AYNUR APAYDIN TOSUN Yıldırım Beyazıt Ortaokulu

12

Öğretmenleri mucizeyi gerçekleştirmişti. 23 Nisan günü Duru, öğretmeni ile bakanlığa doğru yola çıkmışlardı. Duru heyacandan bayılacak gibiydi. Harika bir karşılama yaşadılar, Duru koltuğa oturmuştu bile. Tüm televizyon kanallarında canlı yayındayken, kısaca enerji dedektifleri olarak ne yaptıklarından bahsetti. Ama dünyanın kurtulması için enerji tasarrufu bilincinin kalıcı olması gerektiğini belirtti ve projelerinden bahsetti. Bunun için bakan olarak, sanal gözlük projesini başlattıklarını söyledi. Bu sırada Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı ile göz göze geldiler ve bakan ona sıcacık gülümseyip göz kırptı. Bu iş tamamdı. Enerji Dedektifleri tüm görevleri tamamlamış, dünyayı kaderine bırakmamışlardı. Kendileri ile gurur duyuyorladı. Dünyada çocuklar olduğu sürece hiçbir zaman umut tükenmeyecekti. Hele böyle dedektifler olduğu sürece... Var Olsun Enerji Ddektifleri!!!

Kadir DEMİRKAYNAK Mehmet Akif İnan İmam Hatip Ortaokulu

OKUDUĞUNUZ İÇİN GELECEĞİM YEŞİL ENERJİM PROJESİ EKİBİ TEŞEKKÜR EDER!