Want to create interactive content? It’s easy in Genially!

Get started free

kürk mantolu madonna

Elif Karaca

Created on February 22, 2021

Start designing with a free template

Discover more than 1500 professional designs like these:

Higher Education Presentation

Psychedelic Presentation

Vaporwave presentation

Geniaflix Presentation

Vintage Mosaic Presentation

Modern Zen Presentation

Newspaper Presentation

Transcript

Kürk Mantolu Madonna

Sabahattin Ali

Kitap Sunumu

Elif Karaca 11-A 143

Sabahattin Ali Hakkında

Ben bir kitabı okumaya başlamadan kitabının yazarıyla ilgili az çok bilgi sahibi olunması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü bu sayede kitabı okurken daha iyi özümseyebilir , yazarın yazarken hissettiği duygulara biraz daha yakın olabiliriz.​ Sabahattin Ali, Türk yazar ve şair. Kendisi daha çok öykü türünde eserler verse de romanlarıyla ön plana çıktı; romanlarında uzun tasvirlerle ele aldığı sevgi ve aşk temasını, zaman zaman siyasi tartışmalarına gönderme yapan anlatılarla zaman zaman da toplumsal aksaklıklara yönelttiği eleştirilerle destekledi. ​

Kitap Hakkında Genel Bilgiler

Yazar : Sabahattin Ali ​ Sayfa Sayısı : 163​ Arka Kapak Yazısı : Her gün, daima öğleden sonra oraya gidiyor, koridorlardaki resimlere bakıyormuş gibi ağır ağır, fakat büyük bir sabırsızlıkla asıl hedefine varmak isteyen adımlarımı zorla zapt ederek geziniyor, rastgele gözüme çarpmış gibi önünde durduğum "Kürk Mantolu Madonna'yı seyre dalıyor, ta kapılar kapanıncaya kadar orada bekliyordum." Kimi tutkular rehberimiz olur yaşam boyunca. Kollarıyla bizi sarar. Sorgulamadan peşlerinden gideriz ve hiç pişman olmayacağımızı biliriz. Yapıtlarında insanların görünmeyen yüzlerini ortaya çıkaran Sabahattin Ali, bu kitabında güçlü bir tutkunun resmini çiziyor. Düzenin sildiği kişiliklere, yaşamın uçuculuğuna ve aşkın olanaksızlığına (?) dair, yanıtlanması zor sorular soruyor.​ ​​

Sabahattin Ali ilk yıllarında sanatı "İçinde yaşanan cemiyet şartlarının şuurlu veya şuursuz bir ifadesi" olarak yorumlamaktaydı. Daha sonra da sanatın yalın bir yansıtma işi olmasına karşı çıkarak "sanatın bir maksadı olmalı" değerlendirmesinde bulundu. Bir mülakatında ise sanatın insanı yükseltmek ve daha iyiye götürmek dışında bir maksadının olmadığını vurguladı.

Kitap İçeriği

Kitabın genelini oluşturan ve uzun olan bölüm ise ikinci bölüm yani yazarımızın Raif Efendi'nin defterini okuduğu bölüm.

Kitap aslında bir solukta okunabilecek kaliteli bir eser. Dil akıcı, olay sürükleyiciydi. Sadece bazı bölümleri biraz fazla uzatılmış geldi bana. Sanırım bunun sebebi de kitapta güçlü tahlillere ve betimlemelere oldukça yer verilmesi. Kişilerin içine düştüğü bunalımları, umutları, güveni, sadakati, saflığı çok iyi bir şekilde harmanlanmış. ​

Raif Efendi 20’li yaşlarında babasının isteği üzerine gittiği Berlin’de, sanata olan ilgisi sayesinde bir sanat galerisine gider. Galerideki tablolar arasında bir sanatçının otoportresini görür ve tablodaki kadını hiç tanımamasına rağmen platonik olarak aşık olur. Ve hikayemiz bu şekilde başlar.

Kitap İçeriği

Birçoğumuz bu kitapla tanıdı belki de Sabahattin Ali’yi. Ülkemizde çok fazla okunan ve klasik bir aşk hikayesinden ayrılan farklılıklarıyla Kürk Mantolu Madonna hepimizin içinde yer etmiş bir kitaptır. 2-3 sene önce okumuştum bu kitabı. O zamanlar dili ve yapılan betimlemeler daha ağır gelmişti bana. Fakat şimdi tekrar okuduğumda bu kitabı daha iyi anladığımı ve özümseyebildiğimi düşünüyorum.

Kitabın ilk bölümünde yazar bizlere Raif Efendi'yi tanıtıyor onun kişiliği, ailesi ve yaşantısı hakkında bilgi ediniyoruz. Bu da okuyucuya ilerleyen sayfalarda göreceği diyalog ve davranışların nasıl olacağı ile ilgili ipuçları vermekte.

Karakter Analizi

Maria Puder ise Raif Efendi’ye göre daha baskın bir karakter yapısı sergilemektedir. Raif Efendi’ye onu çok naif bulduğunu ifade eder. Ortak düşünce yapısında olan bu iki insan, hayata dair bu bakış açılarından ve örtüşen düşüncelerinden, beklentilerinden ötürü birbirlerini tamamlarlar ve aralarında güzel bir arkadaşlık başlar.

Raif Efendi sakin, sessiz, insanlardan sürekli kaçınan , içine kapanık bir karakter olarak karşımıza çıkar. O hayatı boyunca bir insan aramıştır ve ona kitlenmiştir. Diğer insanlardan kaçmış ve uzaklaşmıştır. Aradığı o insanı ise bir tabloda bulur : Kürk Mantolu Madonna tablosunda...

Bu bölümden sonraki sayfa, kitabın sonu ve olaylar hakkında detay içermektedir. Eğer kitabı henüz okumadıysanız 10. sunu sayfasına atlayınız.

Okurken neredeyse tüm cümlelerin altını çizmek istedim. O kadar derin anlamlı ve güzel cümleler , tasvirler vardı ki insan hayran olmaktan kendini alıkoyamıyor. Raif Efendi’nin Kürk Mantolu Madonna’sının öldüğünü öğrendiği aynı zamanda saniyeler sonrası Maria ve kendinin kızlarının tam yanında bulunduğunu öğrendiği bölüm gerçekten çok etkileyiciydi. 10 sene boyunca bir ölüyü suçlamıştı Raif , onun kendini terk etmesi konusunda türlü türlü senaryolar yazmış fakat en kuvvetlisi , en çaresizi olan ölümü düşünememişti.​

Benim aklıma takılan bir nokta şu oldu, Raif ve Maria'nın ilişkileri gerçekten güzel fakat Raif'in karısı ve çocukları? Onlar bunu hak etmiş miydi? Raif'in aklında her zaman Maria vardı ve onlara gereken ilgiyi göstermemişti. Onlar da sevilmeyi, ilgi görmek istemezler miydi? Hiç bu açıdan baktık mı ? Tabii bu kitap genel olarak Raif Efendi ve Maria'nın ilişkisini ele aldığı için söylediğim durum sadece bir ayrıntı.​

Kürk Mantolu Madonna

“Dünyanın en basit , en zavallı hatta en ahmak adamı bile insanı hayretten hayrete düşürecek ne müthiş ve karışık bir ruha maliktir.” ​ Bence bu kitabı tek bir alıntıyla özetleyecek olsaydık o alıntı, yukarıdaki olurdu.​

"Tesadüf seni önüme çıkarmasaydı, gene aynı şekilde, fakat her şeyden habersiz, yaşayıp gidecektim. Sen bana dünyada başka bir hayatın da mevcut olduğunu, benim bir de ruhum bulunduğunu öğrettin."

“İnsan ömrü doğumdan ölüme kadar uzanan tek bir yoldan ibarettir ve bunun üzerinde yapılan her türlü taksimat sunidir.”

İzlediğiniz için teşekkürler...